M.Ö. yaklaşık 300 yıllarında
İskenderiye de yaşayan 'in,
matematik tarihinde diğer birçok matematikçiden daha önemli bir yeri bulunur.
Bunun sebebi 2000 yıl boyunca dünyaya matematik öğretmesidir.
Euclides
geometrisi belki insan düşüncesine en yakın olduğundan, belki de ilk düşünülen
ve iki bin yıl alternatifi bulunamayan bir geometri olmasından dolayı hala
ortaöğretimin temel derslerinden birisidir. Büyük matematikçi Euclides in en
önemli çalışması olan 13 ciltlik "Elementler" kitabı kendi buluşları ve
kendisinden önce yapılmış olan bütün matematik çalışmalarının bir araya
toplanmasından oluşur. Bu kitabın temel ilkelerini tanımlar, aksiyomlar ve postulatlar
oluşturur. Postulatlar ; ispatsız olarak kabul olunan ama doğruluklarına
aksiyomlar kadar kesin gözle bakılmayan temel önermeler diyebiliriz. Sezgisel
ya da keyfi olarak konabilir ancak bazı şartları vardır. Hiçbir cümle diğerini
ima etmemelidir, eksiksiz ve tutarlı olmalı yani kendi içinde bir çelişki
yaratmamalıdır.
Euclides ‘in elementler kitabında yer
verdiği ve geometrinin temel taşlarını oluşturan postulatları şunlardır:
1. İki noktadan bir doğru geçirilebilir.
2. Sonlu bir doğru, istenildiği kadar uzatılabilir.
3. Çember, merkez ve üzerindeki bir nokta ile tarif edilebilir. 4. Bütün dik açılar birbirine
eşittir.
5. Başka iki doğruyu kesen bir doğru, bu iki doğru
ile aynı tarafta, toplamları 180o den küçük açılar oluşturursa, iki
doğru bu açıların bulunduğu tarafta kesişirler.
Matematik tarihinde hiçbir önerme beşinci postulat yani paralellik
postulatı kadar etkili olmamıştır.Bu postulat daha baştan kuşkuyla karşılanmış,
yüzyıllar boyunca doğruluğu tartışma konusu olmuştur.
Euclides'in
paralellik postulatı bağımsız mıydı ya da diğer postulatlardan çıkartılabilir
miydi? Bu soru matematikçileri 2000 yıl boyunca uğraştırmıştır. 18.yüzyılda da
Lambert ve Legendre bunun cevabını bulmaya çalıştı. Postulatı kanıtlamaya
çalışmış bu çalışmalarda çok önemli sonuçlar bulmuş ancak asıl hedefleri hep
sonuçsuz kalmıştır.
Euclides-dışı geometri düşüncesini
ilk gerçekleştiren ve 2000 yıllık geleneğe meydan okuyup düşüncelerini
yayımlayan rus matematikçi Lobachevsky olmuştur. Lobachevsky'nin oluşturduğu
yeni geometride beşinci postulatın yerine şu postulat kullanılmıştır. ‘Bir
düzlem üzerinde bulunan d doğrusuna, dışındaki A gibi bir
noktadan d doğrusuyla kesişmeyen birden fazla doğru çizilebilir.'
Lobachevsky'nin çıkardığı bu geometriye günümüzde ‘hiperbolik geometri'
denmektedir.
Euclides-dışı
Geometri adını ilk kullanan ise Gauss'tur.O tarihlerde Kant'a göre geometrik önermeler zorunlu
doğrulardı. Başka bir deyişle, bir tek geometriye olanak vardı, o da
Euclides geometrisiydi. Euclides-dışı geometriyi ciddiye almayı reddettikleri
için otuz, kırk yıl boyunca matematiğin anlaşılması güç bir alanı olarak
kalmıştır. Birçok matematikçinin önceleri görmezden geldiği ve yok saydığı
Euclides-dışı geometrinin önemini ilk kavrayan Riemann'dır . Yaptığı çalışmalar
sonucunda Riemann geometrileri denilen birçok yeni geometri ortaya çıkmıştır. Riemann
geometrisine günümüzde ‘eliptik geometri ’ denmektedir.1868 yılında da İtalyan
matematikçi Beltrami Euclides-dışı geometrilerin kendi içlerinde tutarlılığını
ispatlayarak artık bu konuda kalan tüm tereddütleri ortadan kaldırmıştır.Böylece
başka geometrilerin belirlediği başka uzaylarında olduğu belki de yaşadığımız
evrenin de bu uzaylardan birine uyduğu düşünceleri ortaya çıkmıştır.